17 Şubat 2010 Çarşamba

Corpse Bride / Ölü Gelin











Favori filmlerimden biri daha. Yönetmenliğini Tim Burton ve Mike Johnson'ın birlikte üstlendiği Corpse Bride (Ölü Gelin), gerçekten ilginç ve bir o kadarda hoş bir konuya sahip.
1800'lü yılların sonuna doğru bir Viktoryan kasabasında, Victor VanDort ve Victoria Everglot adlı iki genç, ailelerinin kararıyla, görücü usulü evlendirilmek istenir. Birbirlerini daha önce hiç görmemiş ve hiç tanımamış bu iki gencin evliliği, ailelerinin çıkarları uğruna yapılmaktadır; soylu ancak hiç paraları kalmamış züppe Everglot'lar paraya ihtiyaçları olduğu için, alt tabakadan ancak gayet zengin, sonradan görme VanDort'lar ise daha üst bir tabakadan sayılmak istedikleri için bu evliliğin gerçekleşmesine karar vermişlerdir. Victor ile Victoria ise ancak düğün provasının gerçekleşeceği gün, aileler bir araya geldiğinde tanışmışlar, ve içlerindeki her türlü endişeye rağmen, birbirlerinden hoşlanmışlardır.
Ancak düğün provasında işler pek umdukları gibi gitmez. Yemin provasında Victor çok heyecanlanır, söylemesi gereken sözleri unutur, kekeler ve Victoria'nın ailesinin, nikahlarını kıyacak olan pederin ve düğünden bir gün önce davetli olduğunu ve erken geldiğini söyleyen Lord Barkis'in onu küçümseyen bakışları ona hiçte yardımcı olmaz. En sonunda bir mumla Victoria'nın annesinin eteğini yanlışlıkla ateşe veren Victor, çareyi utancından kaçıp saklanmakta bulur.
Kaçtığı yer bir ormandır,orada olanlar hakkında kendi kendine söylenir, derken düğünde söylemesi gereken sözleri tekrarlamaya başlar. Yemini prova edip durdukça havaya girer ve en sonunda cebindeki yüzüğü çıkarıp yerden çıkmış, kurumuş bir dal parçasına takarak, dala o yüzükle karısı olmasını söyler. Ancak bu yaptığının yanlışlığını hemen farkedecektir, çünkü yüzüğü taktığı o dal parçası aslında Emily adlı ölü bir kızın parmağıdır ve kız topraktan Victor'ın ödünü koparacak bir biçimde çıkarak Victor'a "Kabul ediyorum" der. O andan itibaren Victor, nereye kaçmaya çalışırsa çalışsın peşinden gelip onu bulacak Ölü Gelin'iyle uğraşmak, Ölülerin Dünyası'nı ziyaret etmek, açıklamalar yapıp kendisini bu işten sıyırmak, onun ortadan kaybolduğunu öğrendiklerinde Everglot'ların kızları Victoria'yı göründüğünden çok daha kötü bir adam olan Lord Barkis'le evlendirmeye karar verdiklerini öğrenmek ve ilk gördüğü andan beri sevdiği Victoria'yı bu zor durumdan kurtarmak zorunda kalacaktır.
2006 da "Yılın En İyi Animasyon Filmi (Best Animated Feature Film of the Year)" oscarına aday gösterilen film, bunun yanı sıra 5 farklı ödül kazandı ve diğer 15 farklı ödül için de aday olarak gösterildi. Victor VanDort karakterini Johnny Depp seslendirirken, Corpse Bride Emily'i de, Depp'in Sweeney Todd'daki rol arkadaşı Helena Bonham Carter seslendirdi. Victoria ise Emily Watson tarafından seslendirildi.
Filmin müziklerini Batman, Beetlejuice, The Simpson Movie, Spider Man 3 gibi filmlerin müziklerini yapan Danny Elfman besteledi. Johnny Depp gibi, Danny Elfman'da Tim Burton'ın vazgeçilmezlerinden.Tim Burton'ın birçok filminin müziklerinin altında Danny Elfman'ın imzası vardır. Ayrıca, biraz müzikal sayılacak bu filmin müziklerinin altına da Elfman imzasını atmakla kalmıyor, filmdeki "Bonejangles" adlı karakteri (hani şu Ölüler Dünyası'nda, Emily'nin hikayesini
şarkısıyla anlatan tek göz boşluğunda bir gözü bulunan şapkalı iskelet) ve onun söylediği şarkısını da seslendiriyor.
Filmi ilk kez, yıllar önce lisedeyken, bir VCD dükkanından kiralayarak izlemiştim. VCD olduğu için ve ayrıca her animasyon filmine genelde yaptıkları gibi Türkçe dublajla izlemek zorunda kalmıştım. Ardından filmi kopyalayıp, dublajlı olmasına aldırmadan birkaç kez daha izledim. Şu anda elimde orjinal bir kopyası bulunmasına rağmen, dublajlı halinin şarkılarını Türkçe olarak çoktan ezberlemiş bulunuyorum, ve kapanışı bunlardan birinin nakaratıyla yapacağım. Ancak bitirmeden önce söylemeliyim ki, Corpse Bride gerçekten çok eğlenceli ve çok güzel bir film, bir Tim Burton klasiği ve bu klasiklerin en iyilerinden. Hatta her yerde sweatlerini, tişörtlerini ve çantalarını gördüğümüz, ondan çok daha önce çekilen ve çok yankı uyandıran "The Nightmare Before Christmas" tan daha çok beğendiğimi belirtmeliyim, tabii bu benim kendi naçizane fikrim. Kısacası, hakkında yazdığım her film gibi, eğer henüz izlemediyseniz, izlemenizi mutlaka tavsiye ederim:)
İşte Remains of the Day şarkısının Türkçe nakaratı:
"Biz hep ölür göçeriz,
Hiç üzülmeyiz, çünkü biz biliriz,
Saklanabilir ve dua edersin,
Günün sonunda iskelet kalırsın."
Ve işte bu da orjinal hali:
"Die, die we all pass away
But don't wear a frown cuz it's really okay
And you might try 'n' hide
And you might try 'n' pray
But we all end up the remains of the day
Yeah yeah yeah yeah yeah
Yeah yeah yeah"
Görüldüğü gibi çevirinin orjinaliyle pek alakası yok, ancak yine de eğlenceli sözler olduğunu söyleyebilirim. Eğer ilk kez ya da bilmem kaçıncı kez filmi izleme niyetindeyseniz, sizlere iyi eğlenceler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder