17 Şubat 2010 Çarşamba

Not Too Late - Norah Jones




Geçenlerde Melis'le Kadıköy'de gezinirken, bir müzik ve kitap market olan Mephisto'ya uğradık. Çıktığından beri, ya rengi kırmızı olduğu için, ya bir Norah Jones albümü olduğu için, ya da her ikisi birden olduğu için gözüme takılıp duran, daima alma arzusu duyduğum, ancak nedense bu arzuyu dile getirmediğim ve o zamana kadar almadığım "Not Too Late" albümü indirimli fiyatıyla bana bakıyor ve onu almak için geç olmadığını, hatta bu fiyatıyla tam zamanı olduğunu belirtiyordu.Dayanamadım ve aldım.
Yeni aldığım ve hakkında hiçbir şey bilmediğim kitaplar, albümler ve filmler konusunda ara sıra biraz endişe hissederim; ya hiç güzel değilse, ya paramı aslında beni daha çok daha mutlu edecek başka bir kitap/albüm/film yerine bu elimdekine yatırmışsam? Bu his her zaman olmaz, sadece çok az param varken, bilmediğim ama dışarıdan hoş görünen ve merak uyandıran birşey üzerine kumar oynadığımda, ya da biriktirdiğim paramı normalde istediğim şey yerine hakkında hiçbir şey bilmediğim birşeye yatırdığımda, ya da aklımda herhangi birşey almak yokken, durup dururken birşey görüp aldığım zamanlarda genelde hissettiğim bir şeydir. Mesela 6. sınıfın yazında, Harry Potter ismi dikkatimi çekmişti, "Harry Potter'da ne acaba?" diye çok hafif bir merak duygusu içimden başını kaldırıp bana bakmıştı. O zamanlar, iki buçuk kez sinemaya gidebileceğim bir para olan bir 5 TL ye sahiptim (tabii o zamanlar 5 milyondu). Harry Potter'ın ilk kitabı da o zamanlar 5 TL ydi. Pek emin olamayarak, H.P. ve Felsefe Taşı'na tüm paramı yatırdım, akşamüstü saatinde eve geldim, balkondaki koltuğa oturdum ve yeni, gıcır gıcır kitabımın kapağını "Allah'ım ne olur güzel olsun, ne olur!" diye dualar ederek açtım. Sonuçta, kitabı iki günde deli gibi okuyarak bitirdim, annemlerden bir 5 TL daha dilenip gidip, ikinci kitabı Sırlar Odası'nı aldım ve üçüncü kitap piyasaya çıkana kadar, hiç abartısız söylüyorum, her ikisini de onar kez okudum.
Bu albümde de aynı şey başıma geldi, alırken pek emin olamamıştım, çünkü albüm hakkında en ufak bir şey bile bilmiyordum, eskisi gibi Norah Jones'a gözüm kapalı da güvenemiyordum, çünkü en son çıkan albümü "The Fall" u çoktan almış, ve her zaman yaptığı tarzın biraz dışına çıkmış olduğunu farkederek,küçük bir hayalkırıklığına uğramıştım. Not Too Late, The Fall'dan bir önceki albümüydü, tarzının dışına çıkmaya bir albüm öncesinden başlamış olabilirdi.
Ancak eve dönüp, Melis'le yatağımda oturup, hararetli bir biçimde sohbet etmeye başlamadan, öylesine geri planda çalsın diye, bilgisayarıma taktığımda, her ne kadar yarım kulak dinliyorsam da, gitgide daha çok beğenmeye başladım. İlk önce, ilk şarkıyı dinledim, "Wish I Could" sonra ikincisi geldi -ki bu albümdeki en sevdiğim şarkılardan biri "Sinkin' Soon." Daha üçüncü şarkıya geçmeden, yarım kulakla dinliyor olsam bile, bu albüme aşık olmuş ve şimdiye kadar almadığım için hayıflanır hale gelmiştim.
O zamandan beri, birkaç kez dinlemiş olmama rağmen, albümü henüz sindirmiş ve şarkı sözlerini ezberlemiş değilim, ancak bir süreliğine, bıkmadan arka arkaya dinleyeceğim bir albüm olduğunu söyleyebilirim. Favori şarkılarım 2. sıradaki "Sinkin' Soon", 6. sıradaki "Thinking About You" ve 8. sıradaki "My Dear Country". Eminim dinledikçe başka favorilerim de olacaktır ancak bu üçünün söz ve müziği beni gerçekten derinden yakaladılar.
Albümdeki parça listesi şöyle:
1."Wish I Could" -Norah Jones, Lee Alexander 4:17
2."Sinkin' Soon" -Jones, Alexander 4:37
3."The Sun Doesn't Like You" -Jones, Alexander 2:59
4."Until the End" -Jones, Alexander 3:55
5."Not My Friend" -Jones 2:54
6."Thinking About You" -Jones, Ilhan Ersahin 3:20
7."Broken" -Jones, Alexander 3:20
8."My Dear Country" -Jones 3:24
9."Wake Me Up" -Jones, Alexander 2:46
10."Be My Somebody" -Jones 3:36
11."Little Room" -Jones 2:43
12."Rosie's Lullaby" -Jones, Daru Oda 3:56
13."Not Too Late" -Jones, Alexander 3:31
Bonus track
"2 Men" (Jones, Alexander) (Japan bonus track) – 2:30

Benim albümümde Bonus Track yok, o yüzden, o parçayla ilgili yorum yapamayacağım. Yukarıdaki listede de görüldüğü gibi, 6. parçanın bestecilerinden biri de İlhan Erşahin, ünlü Türk saksafoncusu, bu da, ilk albümü "Come Away With Me" yi Arif Mardin'in yapımcılığıyla ortaya çıkaran Norah Jones'un, başarılı Türk müzisyenleriyle çalışmaya devam ettiğinin bir göstergesi.
Kısacası albüme bayıldım. Eğer jazz seviyorsanız, ve eğer Norah Jones'u da seviyorsanız, işte karşınızda her açıdan mükemmel bir albüm. Tadını çıkarın!

4 yorum:

  1. Norah Jones ile ben de çok garip bir şekilde tanıştım. Yabancı şarkılara çabuk ısınan biri değilimdir fakat arkadaşımda Norah Jones'un konserlerinden birini izledim ve çok hoşuma gitti... Özellikle değişik enstrumanlarla yaptığı şovlar(tükçe yazayım dedim bilmiyorum yanlış mı yaptım) görsel olarak çok çok güzeldi...

    Ecemcim yazdığın konular çok güncel ve ilgi çekici... Ellerine sağlık...:D
    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Çok çok teşekkür ederim İsmailcim, beğendiysen ne mutlu bana! :D Eğer Norah Jones'u seviyorsan, dediğim gibi bu albümü bir harika, mutlaka dinlemelisin:) yorumun için de çok teşekkür ederim,başka yorumlar da bekliyorum:D

    YanıtlaSil
  3. çok güzel bir gündü ve çok güzel bir albümdü...

    YanıtlaSil