29 Mayıs 2010 Cumartesi

DVD'de: Sherlock Holmes








Bu yazdığım ikinci Sherlock Holmes yazım, ancak bugün DVD'sini Onur'la birlikte tekrar izledim, ve sizlere bu müthiş filmi kaçırdıysanız, mutlaka DVD'sini alıp izlemenizi tavsiye etmek istedim. Üç çeşit DVD'si var filmin, bir tanesi sadece film, ikincisi iki diskli, filmin sahne arkasını özel seçenekler başlığı altında içeren versiyonu, üçüncüsü ise, benim gibi bir koleksiyonerseniz, yahut filme bayılmışsanız, alıp rafınıza koyduğunuzda, gurur ve sevgiyle karışık bi ifadeyle bakacağınız yine iki diskli, metal kutu versiyonu.
Filmi tekrar izlediğimde, Robert Downey Jr. ın yine ne kadar harikulade bir iş çıkararak, herkesin bayılacağı türden arıza bir Sherlock Holmes'u canlandırdığını farkettim. Holmes,normalde 1800'lü tarihlerin Londra'sında yaşayan İngiliz bir dedektif olmasına rağmen, Amerikalı aktör Robert Downey Jr., kusursuz İngiliz aksanı ve gerçekten özümsediğini hissettiğiniz Holmes karakteriyle hiç kimsenin onun kadar iyi olamayacağını düşündüren bir performans sergiliyor.
Dr. Watson'ı canlandıran Jude Law' a gelince, doğma büyüme Londra'lı olan aktör, bence yine Watson rolü için biçilmiş kaftan. Bu rol için bıraktığı bıyığıyla, tam bir eski İngiliz beyefendisi olmuş, ara ara farkettiğiniz topallaması, güçlü, oturaklı hali ve gerçekten iyi bir dövüşçü olması, daha önce savaşmış bir asker, bir gazi olduğu gerçeğini seyirciye gayet güzel yansıtmakta.
Daha önceki yazımda filmin konusundan bahsetmediğimi farkettim, konusu şöyle; film,Holmes ve Watson, yaptığı büyü ayinleri sırasında daha önce 5 kızı kurban eden Lord Blackwood'u, yine böyle bir ritüel sırasında 6. kızı kurban etmek üzereyken yakalamaları ve o zamanların Londra polisi tarafından tutuklanmasını sağlamalarıyla başlar. Blackwood'un yakalanmasından üç ay sonra, Holmes üç aydır hiçbir davaya bakmamasının verdiği aşırı rehavet içinde, darmadağınık odasından son iki haftadır bir an bile dışarıya çıkmamış bir haldeyken, evlenme planları yapan dostu Watson tarafından ziyaret edilir. Lord Blackwood, ertesi gün asılacaktır, ancak son isteği Holmes'u görmektir. Holmes,büyük bir merakla Blackwood'u görmeye gider, ancak yakalandığı için hafife alır gibi göründüğü düşmanı Blackwood'un ona söyleyeceği şey, herşeyin mantıkla çözülemeyeceği, ondan çok daha üstün güçler olduğuve bunun bir son olmayacağıdır. Ertesi gün Blackwood asılıp ölü ilan edildiğinde, Holmes hala kuşkular içindedir, nitekim bu kuşkuları onu haklı çıkarır. Polis onu ziyarete gelip Blackwood'un mezarındaki taşları kırarak mezarından çıktığını ve yeniden hayata döndüğünü söyler. Bu sırada, Holmes'un en zayıf noktası, asla alt edemediği hırsız Irene Adler ortaya çıkar ve Holmes'ün üzerindeki etkisini kullanarak, onu bir adamı aramaya ikna eder.Holmes şimdi, Adler'a olan talihsiz ve bastırılmış aşkı, Watson'ın onunla çalışmayı bırakıp evlenmek istemesinin verdiği inkar, üzüntü ve çaresizlik, ve görünüşe göre ölümden kara büyü sayesinde dönmüş, önce İngiltere'yi sonra da dünyayı ele geçireceğini iddia eden, herkesin korktuğu Lord Blackwood'un işlediği cinayetleri ustalıkla çözme arasında kalmıştır. Ancak kafası öyle hızlı çalışan, her adımını planlayan bir dahidir ki, hepsiyle baş etmenin bir yolunu elbette bulacaktır.
Filmde beni en çok etkileyen şeylerden biri de özel efektlerdi. Arka planda, eski taş Londra evleri, arnavut taşlı yolları, at arabaları ve 1800lü yıllara özgü malikaneleriyle tam bir eski Londra havasını soluyabilirsiniz. En etkileyici öğelerden biriyse, Thames'in üzerine daha yeni yeni yapılan inşaat halindeki London Bridge. Elbette kapalı mekanlar, gerçek mekanlar, ancak açık mekanların çoğu, 1800lü yılların Londra'sını yansıtabilmesi için bilgisayar efektleriyle yapılmış; ve bu iş öyle ustaca kotarılmış ki,kamera arkasını izlemeden, nerenin gerçek, nerenin efekt olduğunu anlamak imkansız.
Kısacası, asla zaman ve para kaybı olarak görmeyeceğiniz, senaryosu çok akıllıca ve orjinal kitaplara bağlı kalarak yazılmış, Robert Downey Jr., Jude Law ve Rachel McAdams'ın müthiş performansları ve Guy Ritchie'nin harika yönetmenliği eşliğinde mükemmel bir film. Bulmacaları seviyorsanız, mutlaka izlemelisiniz, çünkü Holmes daima onlarla içiçedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder