4 Mayıs 2010 Salı

Serious Moonlight












Başrollerini Meg Ryan ve Timothy Hutton'ın paylaştığı bir 2009 filmi olan "Serious Moonlight" son zamanlarda izlemekten büyük keyif aldığım filmlerden biri. İzlerken bir film değil, sanki bir tiyatro izliyormuş gibi hissettim kendimi -ki şu sıralar sinema sektöründe böyle filmlerin pek bulunmadığını hatırlatmak isterim.
Filmin konusuna gelince; Ian (Timothy Hutton), o sırada şehir dışında olduğunu sandığı 13 yıllık karısı Louise' e (Meg Ryan) bir ayrılık notu yazmaya çalışırken, Louise ona sürpriz yaparak eve erken gelir ve her yerin güller ve gül yaprakları içinde olduğunu görünce, kocasının romantikliği onu mest eder. Oysa Ian tüm o gülleri metresi Sarah için aranje etmiştir. Karısına elindeki notu verir, onun ısrarlı sorgulamaları üzerine başka birine aşık olduğunu ve onunla yarın sabah Paris'e uçacağını açıklar. Louise büyük bir sinirle kocasına bir saksı fırlatır, Ian bunun geldiğini göremez ve saksı tam kafasına isabet edip onu bayıltır. Ayıldığında, karısı tarafından bir sandalyeye sımsıkı bantlanmış olduğunu görünce çıldırır. O Louise'e artık onu sevmediğini ve asla sevmeyeceğini,bunun hiçbir işe yaramayacağını, kendisini serbest bırakması gerektiğini anlatmaya çalışırken, Louise ona evliliklerinin en güzel anılarını hatırlatmaya uğraşmakta ve kocasını, kendisine yeniden aşık olmadığı müddetçe serbest bırakmamakta diretmektedir. Nihayetinde, birkaç tane hırsız, şehir dışında kalan evlerine, bir baskın düzenleyip, Louise'i de esir aldıklarında işler iyice çığrından çıkar. Şimdi evli çift, evliliklerini bitiren nedenler, birbirlerini hala sevip sevmediklerine dair duygular ve ölüm korkusu arasında gelgitler yaşayacakları bir geceyi banyolarında bantlanmış şekilde geçirmeye mecburdurlar.
Filmin tamamında figuranlar hariç sadece 9 kişi oynuyor, Timothy Hutton ve Meg Ryan'a yardımcı rollerde, metres Sarah rolünde Kristen Bell, hırsız rolünde ise Justin Long eşlik ediyor. Film daha çok, bir tiyatro oyununda olduğu gibi evli çift Louise ve Ian'ın diyaloglarının etrafında dönüyor. Meg Ryan her zamanki gibi harika ve daha önce hiçbir filmde izlemediğim Timothy Hutton'ın oyunculuğu da su götürmez bir biçimde mükemmel. Özellikle de filmin büyük bir sürpriz içeren sonunda, birşeyleri anlamaya başladığını hissettiren müthiş bakışı sayesinde, onun kavradığı gerçeği bizde kavrıyoruz ve bu izleyiciye hoş bir şok etkisi yapıyor.
Filmin müzikleri de bir harika, Andrew Hollander, filmdeki müthiş ironiye tamamen uyan ve içinizde hoşnutluk kıpırtıları hissettiren çok hoş bir soundtrack bestelemiş izleyiciye. Öyle ki, müzik sizi alıp o filmin bir parçası yapıyor ve kendinizi çok rahat bir biçimde karakterlerle özdeşleştirmenizi, o havayı solumanızı sağlıyor.
Film, izlerken kendinize şöyle bir soru sormanıza da neden oluyor: "Stockholm Sendromu (rehine alınan kişinin kendini rehin alan suçluya aşık olma sendromu) 13 yıllık bir evliliğin son 10 yılında tamamen sönüp gitmiş bir aşkı yeniden alevlendirebilir mi?" İçten içe kendinizi Meg Ryan'ın oynadığı Louise karakteriyle özdeşleştiriyor ve bunun işe yaramasını umuyorsunuz. Ancak olaylar, asla düşündüğünüz gibi gitmiyor, bu da filmden gerçekten hoş bir tat almanızı sağlıyor.
Serious Moonlight mükemmel oyunculukları ,hoş ve ironi içeren müziği ve sonunda sizi gafil avlayan hikayesiyle bence dört dörtlük bir film. Bence Meg Ryan'ın en güzel filmlerinden.Türkiye'de gösterime girmedi ancak filmin DVD sini D&R ve benzeri müzik ve kitap marketlerde bulabilirsiniz. Sevgilinizi kaybetmemek için herşeyi göze alacağınızı, hatta onu rehin olarak tutacağınızı bile düşünüyor ve tiyatro tadında hoş bir film izlemek istiyorsanız, izlemenizi can-ı gönülden tavsiye ederim. İyi seyirler!:)

3 yorum:

  1. sankı suan fılmın içindeyim dvd takıldı ve onla cebelleşiorum ... sende olayı tadında bırakmayı sevenlerdensın ama ben meraktan cıldırdımmmmm.....insan sevdiği ğruna muhteşem şaçmalıklar yapabilir. bu nedenledir ki aslında sevdiğini bu noktada anlıyorsun . bazen kendinle yğzleşmek aslında senin sebebi sebepsizliğinde gizli hislerini günışığıtla tanıştırıyor. müthiş hatalar adımlarından doğar ve o adımlar her zaman hataya çıkarmaz sonunu.....

    YanıtlaSil
  2. gizemli kelebeq5 Mayıs 2010 10:08

    o adsız ben gizemli kelebeq....

    YanıtlaSil
  3. :D benim görevim sadece tadına baktırmak tamamını yemek size kalıyor :D filmi sonuna kadar anlatsam izlemek isteyen herkes küfür ederdi sanırım:) bazen kaptırıp filmlerle ilgili çok fazla ipucu veriyorum, biraz spoiler'lık yapmış oluyorum ama kendimi tutmaya çalışıyorum doğal olarak. ama izlemeni tavsiye ederim canım gerçekten çok hoş bir filmdi:)

    YanıtlaSil