17 Eylül 2010 Cuma

Sinemalarda:"Adele'nin Olağanüstü Maceraları / The Extraordinary Adventures of Adèle Blanc-Sec"






Luc Besson'ın, Jacques Tardi'nin yarattığı çizgi romandan esinlenerek senaryosunu yazıp yönettiği son filmi "Adele'in Olağanüstü Maceraları" ilginç bir fantastik film sunuyor izleyenlerine.
Bir gün ikiz kardeşi Agathe ile tenis oynarken yaptığı sert bir vuruş yüzünden, kız kardeşinin felç geçirip hiç kıpırdayamamasına ve ölü gibi durmasına neden olan Adele,başvurduğu tüm doktorların kız kardeşini iyileştirmede başarısız olduğuna şahit olunca,çareyi doğaüstü güçlerde aramaya karar verir. Niyeti, eski Mısır'da,Firavun II.Ramses'in doktoru olan ve daha o devirde bile hastalıklarına çare bulunmaya insanları iyileştirebilen olağanüstü güçlere sahip bir adamın mumyasını bulmak ve ölüleri diriltme gücüne sahip bir profesörün yardımıyla onu dirilterek kardeşini iyileştirmesini sağlamaktır. Adele Mısır'da aynı anda hem kötü adamlardan kurtulmaya,hem de firavunun doktorunun mumyasını bulmaya çalışırken, ölüleri diriltme gücüne sahip olan Profesör Marie-Joseph'de Paris'te, pratik yapmak uğruna, dinazorların sergilendiği bir müzedeki cam fanus içindeki 150 milyon yıllık bir Pterodaktil'in (kanatlı, uçabilen, etobur bir dinazor cinsi,kanat yapısı kuşların kanat yapılarına aşırı derecede benzediği için bazı bilim adamlarınca dinazor soyundan değil,kuşların soyundan geldiğine inanılıyor -en azından bir makalede öyle okuduğumu hatırlıyorum) yumurtasından dışarı çıkmasını ve Paris halkına dehşet saçmasını sağlar. Pterodaktil, özgür kaldığı ilk gece alçaktan uçarken valinin arabasıyla çarpışınca,sinirlenerek arabaya saldırır ve o muazzam gücüyle arabayı Seine Nehri'ne fırlatarak valinin ölümüne yol açar.Bu nedenle polis teşkilatı bu yaratığı bulup öldürmek üzere harekete geçerler,Profesör Marie-Joseph'in Pterodaktil'le ilişkili olduğunu anlayıp, adamı ölüme mahkum etmeleri artık an meselesidir. Adele, tüm bu sebeplerden dolayı acele etmek, II.Ramses'in mumya doktorunu ne olursa olsun çalarak Paris'e gelmek,Profesör'ü mumyayı canlandırması için idam sehpasına gitmekten kurtarmanın bir yolunu bulmak,ve Pterodaktil sorununu çözümlemek zorundadır.Bir insanın kız kardeşini iyileştirmesi hiç bu kadar zor, karmaşık ve fantastik olmamıştır herhalde.
Film bence fena değildi, özellikle mumyaların ve Pterodaktil'in efektleri gayet iyiydi,Pterodaktil ilginç bir biçimde hiçte filme ait değilmiş duygusu uyandırmıyordu - aksine gerçek çevreyle uyum sağladığını söyleyebilirim. Her filmde olduğu gibi birkaç klişe taşıyordu elbette,yine de öykünün gidişatında izleyiciyi şaşırtan ve hikayeye yön veren küçük unsurlar da yok değildi. Canlanan Mısır'lı mumyaların Louvre Müzesi'nin yanındaki, şimdiki dev cam piramitin olduğu geniş alana bakıp (filmin içinde geçtiği tarihte o meydan bomboştu,cam piramit henüz yapılmamıştı),"Burası harika bir meydan,buraya kesinlikle bir piramit yapmalıyız!" demeleri de ayrı ve hoş bir ironiklikti.
Bunun dışında filmin en son sahnesi,izleyiciyi şaşırtacak bir sahneyle bitiyor,filmi izleyecek olanlar için sürprizi bozup ne olduğunu yazmak istemiyorum,ama açıkçası o son sahne bana biraz saçma geldi diyebilirim.
Yine de eğlenceli denilebilecek bir film olduğunu söylemeliyim,başta biraz dağınık gelse de,film ilerledikçe,konu daha da toparlanıyor ve filmin sonunda Adele dışında herkes ve herşey bir yapboza tam olarak oturtuluyor. Adele içinse aynısını söyleyemeyeceğim,onunla ilgili olan belirsizlik,izleyicinin sinema salonundan içinde az da olsa bir rahatsızlık hissiyle çıkmasına neden oluyor. Merak edenler için,eğlenceli,ilginç ve değişik bir fantastik film olduğunu söyleyebilirim. Özellikle de kafanızı dağıtmak istiyorsanız,bu film size çok uygun olabilir.İyi seyirler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder