9 Eylül 2010 Perşembe

Kafadaki Küçük,Melun Ses

Senin bir çocukluğun bile olmadı doğru düzgün değil mi?
Arkadaşın yoktu pek, yalnızdın,
Odana kapanırdın bütün gün,
Sessiz sedasız, kendi kendine oynardın.
Garip bir çocuktun sen, tuhaf, diğer çocuklardan farklı,
Beyninde milyonlarca oyun yaratır,herşeyden ilham alırdın,
Aldığın ilhamları uygulamak üzere ise,
Oyuncaklarınla odana kapanırdın.
Yalnız bir çocuktun sen,yalnız ve farklı,
Kimsenin seni anlayamadığını düşünürdün, anlayamazlardı,
Küçüktün,ama dik kafalıydın, inatçıydın,
Sanatçı bir ruhun vardı, yaratıcıydın.
Hiçbir küçük çocuk,o hala adını bilmediğin, zambağa benzer,
Mor renkli, kokusuz çiçeği ters çevirip,
Külkedisi diye oynamazdı herhalde.
Doğayı severdin, çiçekler senin oyuncaklarındı,
Ağaçlar senin barınağındı, onlara tırmanırdın bazen,
En tepelere..Hep en tepeye çıkmak isterdin,
Gökyüzüne daha yakın olmak,
Rüzgarı yüzünde hissedebilmek için..
Ama hep huzursuzdun, tedirgin
Bakışları vardı gözlerinin,
Hep yüreğinde bir sıkıntı,
Kirpiklerinde sakladığın bir gözyaşı vardı.
Çocuktun sadece,küçücük bir çocuk,
Ama yüreğinde senden bile ağır bir taş vardı sanki,
Birkaç günde bir, mutlaka ağlardın.
Ama öyle gururluydun ki belli etmezdin kimselere
Çocuktun,sadece küçücük bir çocuk,
Yüreğinde fırtınalar kopardı yine de..
Dudaklarından hiç eksik etmediğin gülümseme,
Saklardı senin o taze yüreğinin gizini.
Yaşamdan bıktığın anlar olurdu
Sıkılıp, bırakıp gitmek istediğin, tıpkı şimdiki gibi.
Hayatım huzurlu ve çok güzel diye kendini kandırıp,
Günlerini güzel geçirmeye çalışırdın bazen
Ama hep o güzel günlerin kötü sonu,
Hayal kırıklığın, acıtırdı minik yüreğini
Kime sığınsan?.. Bilemezdin..
Yatağına sığınırdın en sonunda
Yastığını ıslatan gözyaşlarınla.
Yine de hayatı severdin,
En küçük bir şey de bile koskocaman kahkahalar atardın,
Çok fazla gülerdin, etrafındakilere garip gelirdi,
"Niye bu kadar çok gülüyorsun?" diye sorduklarında,
"Çektiğim acıları,üzüntülerimi saklamak için" derdin,
"Normalde çok ağlıyorum aslında."
Küçük bir çocuktun, bir tuhaf bakarlardı sana,
Garip bir cevaptı çünkü onlara verdiğin,
Yalnızlığın ve mutsuzluğun ortasında,
Devamlı üzülen, ancak bir o kadar da gülen küçük bir çocuk
Ne demek olduğunu düşünemezlerdi asla..
Onlar ne düşünürse düşünsün,
Umrunda bile değillerdi.
İnançların vardı senin,
Küçük, fakat zekayla dolu berrak beyninde.
Belki de yüreğinin hep ağır olmasına,
Hep acıyla dolu olmasına rağmen,
Beynin ayakta kalmanı sağlıyordu.
Çocuktun, sadece küçücük bir çocuk.
Müziğe inanırdın sen,şarkılar mırıldanırdın,
Şiire inanırdın, hikayelere, kitaplara,
Çiçeklere inanırdın, güneşe ve ağaçlara,
Hayvanlara inanırdın, denize, havaya
Yıldızlara inanırdın, onların parlaklıklarına,
Ve onlar kayınca da, tutulan dileklere..
Ama en çok sevgiye inanırdın o küçücük yüreğinde,
Sevgiye ve aşka, her ne kadar tatmasanda.
Hayatında aşkın büyük önemi vardı,
Çocukluk aşkların, sevgiye muhtaçlığının,
Babasızlığının yan ürünüydü belki de.
Zaten baba kavramı,
Seni küçükken koruyacak, büyütecek,
Korktuğun ya da güven aradığın zaman kollarına atılabileceğin
Bir erkek değil miydi?
Çocukluk aşkların, o minicik akıllarıyla,
Sana tam da ihtiyaç duyduğun şeyleri sunmuştu.
Ya da sen öyle sanmıştın, bilinmez.
Hala bilmiyorsun aslında, istemiyorsun bilmek,
Tek istediğin, şu yüreğindeki taşı çıkarıp atıp,
Huzurlu ve mutlu olarak göğe yükselmek...
Ağlamak istiyorsun şu anda hıçkıra hıçkıra ağlamak,
İçinde tek bir ümidin var hala sönmemiş, ama belki zayıf
Ona tutunarak yaşıyorsun, ona inanarak,
Kendine inanarak yaşıyorsun, tüm umudun kendinde
Tereddüt etmiyorsun, kendinden eminsin.
Hiçbir şeyden korkmuyorsun iki şey dışında;
Biri Cenab-ı Hak,
Öbürü de, her nedense, geceleyin sen balkonda ya da penceredeyken,
Bir araba içindeki meçhul şahıs tarafından vurulmak.
Ama her ne kadar korkuyla karışık incelesen de tüm geçen arabaları,
İnatla kalkmıyorsun, girmiyorsun, çekilmiyorsun içeri
O balkondan ya da pencereden.
Ölümün korktuğun tek yolu bu,
Çocukluğundan beri bir kabus bu sürüp giden,
Nedeni bilinmeden.


Not:Bu şiiri 21 Mayıs 2004'te yazmışım - muhtemelen bunalımlı lise zamanlarımın başında. Tesadüfen buldum, hoşuma gitti, yayınlamak istedim.

9 yorum:

  1. Çok güzel...
    Ahmet SERTEL

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim Ahmet Amca'cım,beğenmenize çok sevindim,çok sağolun:)

    YanıtlaSil
  3. Tek kelimeyle süperdii...çocukluğuma gittim resmen... senin şiirinmiş ben bir şairden alıntı yaptın sandım :) ama şaşırmadım yaratıcı biriyle konuştuğumu biliyorum zaten :D bence yazarlığı düşün ilerleyen yaşlarında ... :D

    YanıtlaSil
  4. Yumuk yumuk ellerle başladım ben de hayata herkes gibi. İki nokta üst üste (:) koyuldu yaşayacaklarım için hayata. Günler günleri kovaladı, aylar aylara el uzattı, yıllar bağladı ayları birbirine zaman bu günlere ulaştı. Ne mutlu ki sevenlerim oldu, ne mutlu ki sevdiklerim oldu. Sevgilerle dolu geçti yaşamım, doyamadım. Bazen bulutlar kıskandılar saf sevgilerimi, bazen yağmurlar özendiler göz yaşlarıma, bazen güneş benim kadar sıcak gülemediğini düşündü dünyaya, bazen kuşlar uçmayı bilemediklerini anladılar. Bazen hüzün geldi yüzüme ama tebessümlere bıraktı yine her şeyi. Kalbim ara sıra ağlasa da utandı sevgi pınarlarının yanında akıtmaya yaşlarını. Bazen soru işareti (?) koydum anlayamadıklarıma, bazen bir şeyler anlatmak istercesine ünlem (!) . Bazen güzellikler tıkadı, sevgiler ağır geldi konuşamadım üç nokta (...) koydum anlatamadıklarıma. İnsan tek başına ama hayat değil bunu anladım. Bulduğum sevgileri artılarla (+) kalbimde topladım. Kini, nefreti bir eksi (-) ile çıkardım. Günlerle çarptım (*) sevgilerimi. Bu da kocaman bir dünya demekti. Kaybetmemek için sevgilerimi iyice sıktım ellerimi. Yine yumuk yumuktu ellerim başlangıçta olduğu gibi. Yaşayacaklarım için bir virgül (,) koymak geçti içimden. Bir nokta (.) kaldı o da RABBİM den.

    Bu da benden olsun ;-))
    (ama ben bunu yazacak kadar hünerli değilim :D )

    YanıtlaSil
  5. Çok teşekkür ederim canım övgülerin için:) Yazarlığı zaten düşünüyorum,hatta en büyük isteğim iyi bir yazar olmak:)Beğendiysen ne mutlu bana:)

    YanıtlaSil
  6. Senin gönderdiğin de çok hoşmuş,sen yazmadıysan kim yazmış bunu?

    YanıtlaSil
  7. Şems-i tebrizi ye ait ( mevlanayı mevlana yapan kişidri bence :) )

    YanıtlaSil
  8. ne güzel umarım günün birinde yazarlar arasında seninde ismini duyarız :) beğendim beğendim kesinlikle harika :)

    YanıtlaSil
  9. Sağol canım benim,inşallah o günler de gelir..:)

    YanıtlaSil