8 Ekim 2010 Cuma

Google Beni Tanıyor!



"Wanted" filminde, Wesley Gibson rolünde izlediğimiz James McAvoy, rolü gereği, Wesley Gibson ismini ara sıra Google'da aratıyordu.Karşılığında çıkan yazı, tüm hayatını özetler gibiydi -"Your search - Wesley Gibson - did not match any documents". Wesley, böylelikle, hayatını bir kaybeden, arka fona karışıp gitmiş,dikkatli bakılmayınca görülmeyen bir nesne olarak geçirdiğini kendi kendine kanıtlamış oluyordu.Derken çok ilginç olayların ve insanların arasına düşerek,kendine bir hiç olmadığını kanıtladı - derinliği olmayan ve elbette aşırı abartılı bir film olsa da,izlemekten zevk aldığım bir filmdi,büyük ihtimalle James McAvoy'un oyunculuğu sayesinde.Ama bu yazıda yazmak istediğim Wanted filmi değil.
Birçoğumuz merak edip,mutlaka isimlerimizi Google'da aratmış, acaba çıkıyor muyuz, yoksa bizim adımızda başkaları mı bizim olmamız gereken sütunları işgal ediyor diye merak etmişizdir. Bunu ara sıra ben de yaptım,hatta kendi adımı yazmak haricinde,romanlarımdaki kahramanların isimlerini de arattım.İşin ilginç yanı,yazdığınız karakterlerin isimlerini taşıyan kanlı canlı insanların fotoğraflarını görmek,onları incelemeye başlamanıza ve kafanızda kurduğunuz kahramana benzeyen yönleri olup olmadığını düşünmenize neden oluyor. Yahut (başıma hiç gelmedi ama gelen olduğuna eminim) kendi isminizde başka insanlar çıkınca, o insanların yerine kendinizi koyabiliyor,eğer bu E. olmasaydım da o E. olsaydım hayatım ne ölçüde farklı olurdu diye düşünebiliyorsunuz.
Ben Google'da ismimi arattığımda, bana ait bir şeylerin,birtakım bilgilerin gün ışığına çıkması beni şaşırtıyor açıkçası. Üniversiteye kadar sadece soyadıma ya da adıma dair çok alakasız şeyler çıkıyordu,ancak üniversitede,bir tanıdığın ilginç bir şekilde beni Google'da aratarak hakkımda bilgi toplayabildiğini duydum,ve tekrar denedim. İTÜ'nün kazananlar listesinde, ya da kayıt yaptırmış öğrencilerinin arasında çıkıyordum.Derken Facebook peydahlandı ve Facebook hesabım, Google'da adımı araştırınca çıkan ilk linklerden oldu(zaten kimin ismini aratırsanız aratın, ilk Facebook linki çıkıyor -eğer kayıtlıysa tabii.Bu biraz da endişe verici,bir şekilde Facebook sayesinde Google bizim çetelemizi tutmuyor mu sizce de?). Sonra bloglar açtım, bazılarını kapatana kadar,Google'da yayınlandı blog adreslerim - bu blogun ki gibi.Bayağıdır ismimi aratmamıştım ama şimdi tekrar arattığımda, Yeditepe'nin hazırlık muafiyet sonuçları pdf'inde de adımı görebilmek mümkün. Ve başkalarının Twitter arkadaşları arasında,yorum yazdığım başka grup ve blogların linklerinde vs. kendi adımı bulabiliyorum.
Aslında düşününce tuhaf geliyor - Google'da yer işgal ediyorum/ediyoruz. Bu bir yandan gurur verici olsa da, öbür yandan rahatsız edici. Ben başkalarının üç sene önceki konservatuar giriş sınavımdan 74 ve 77 puanlarını aldığımı görmelerinden rahatsız olabilirim örneğin (rahatsız olduğumdan değil de). Ama yine de insanın hayatına dair öyle alakasız detaylar çıkabiliyor ki bazen internette önünüze, şaşırıp kalabiliyorsunuz. Örneğin hiç tanımadığım biri gelip bana tereddütsüz bir biçimde "Ben seni tanıyorum, adın şu ve 3 sene önce girdiğin konservatuar sınavının ilk aşamasını 74 ve 77 puanlarıyla geçtin" diyebilir, ben de ona ağzım açık bakakalabilirim, ve o şaşkınlıkla dudaklarımdan "Lanet olsun dostum,bunu hiç kimse bilmiyor, sen nasıl bilebilirsin ha?" diye bir film repliği dökülebilir. Çok alakasız bir insanın, sarışın mı esmer mi olduğumu bile bilmeden önce konservatuar sınav notlarımı öğrenmesi kocaman bir ironi değildir de nedir?
Google'da adımın çıkmasının güzel bir şey olduğunu düşünürdüm aslında, bir nevi ünlü olmak gibi bir şey "Bak, adım Google'da çıkıyor,sanal dünyada tanınıyorum!" - ünlü olmanın kötü olduğunu düşündüğüm için değil elbette,keşke ünlü bir yazar olabilsem de insanlar kitaplarımı kapış kapış alsa - ama durup bir kez daha düşününce, insanların seninle ilgili alakasız minik detayları internet aracılığıyla öğrenebilmesi, özel hayatının ortasına gelip birinin pat diye oturuvermesiyle aynı şey değil mi? En yakın arkadaşımın yahut nişanlımın bile o sınavı kaç puanla geçtiğimi bilmemesi (söylenmeye gerek duyulmadığı ya da insanlar çoktan unuttuğu için) ancak o puanların internette herkese açık gösterime sunulması ne kadar absürd bir şey!
Yine de yıllar geçse de,kendimi, arasıra ismimi Google'da aratmaktan alıkoyabileceğimi sanmıyorum. Sonuçta,internet her ne kadar özel hayatımıza burun sokuyormuş,ve herşeyimizi açığa vuruyormuş gibi görünse de,elbette bende her insanın istediği şeyi isterim: tanınmayı. Ya da en azından Google tarafından kaale alınmayı. Her ne kadar nasıl bir insan olduğumuzu bir bilgisayar programında ismimizin çıkıp çıkmaması belirlemiyorsa da, ismimizi arattığımızda kendimizi orada bulmanın sevincini hepimiz yaşarız. Sonuçta insanız,hepimizin içinde doğuştan gelen bir ünlü olma,tanınma isteği yatar. Çok ünlü olup da, "Keşke ünlü olmasaydım,özel hayatın gizliliğini ihlal edip duruyorlar,hayranlarımdan bıktım" diyenlere de aldırmayın. Sonuçta bunu istediler ki, ünlü olabildiler.
Biz, ünlülük miktarı Google'da Facebook hesaplarının ve sınav sonuçlarının çıkmasıyla kısıtlı olanlar ise, ismimizi Google'da her gördüğümüzde sevinmeye devam edeceğiz, taa ki "Keşke Google'da ismim ve hakkımda bu kadar bilgi çıkmasaydı,özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorlar,bıktım artık" diyene kadar. Ama hepimiz elbette, bunun ne kadar hoş bir şey olduğu hissini içimizde taşımayı bırakmayacağız - gizlice de olsa.

2 yorum:

  1. Roman karakterlerinin kara kalem resimleri her zaman hayal ettiklerimizle uyuşmayabiliyor. Bence karakterlerin en güzel halleri onları kendi kafamızda canlandırdığımız halleri. O yüzden googleda pek roman karakteri aratmam. Ama sinemaya uyarlanan bir romanı önceden okumuşsak filmi izlediğimizde karakterlere hemen ısınmamız zor oluyor biraz.
    Bunun dışında benim faceim olmadığı için direk twitter hesabım çıkıyor googleda. Tabi hiç şikayetçi değilim bu durumdan azcık follower sayım artsın:)

    YanıtlaSil
  2. Geçen yıl okula yeni gelen ingilizce öğretmenimin adını google'da arattığımda başta Facebook hesabı olmak üzere ona ait birsürü yazı ve sayfa çıktı.mesela bir dil kursuna gidip italyanca öğrenmiş ve kursun web sayfasına yazılar yazmış,italyada çektiği fotoğraflarıda facebookta paylaşmış.Daha kendisiyle yüzyüze konuşmadan hatta tanışmadan hakkında böyle ıvır zıvır öğrenebilmek eğlenceli birşey bence.Sadece adı ve soyadıyla italyada çekilmiş resimlerini bulmak tuhaf bi şekilde hoşuma gitti benim :)

    YanıtlaSil